Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yine sil baştan başladık hayata..

Yazdığım yazılar bir yere ulaşacak mı bilmeden, içimden geldiği gibi yazıyorum bi süredir. Sadece rahatlamak, o anki duygularımı dışa vurmak için yazıyorum. Biraz bencilce, ama ben kendimi düşünmezsem kimse düşünmüyor bunu gördüm. Bu seferki yazma ilhamımı veren kişinin yaşadığım durumda etkisi var suçu yok pek. Ama bu durumu daha da kötü yapıyor. Çünkü öfkelenemiyorum karşımdakine, nefret edemiyorum, sevgiden başka bir duygu besleyemiyorum. Baştan beni uyarmış, her zaman bana açık olmuş bir kişi olmasa ondan nefret edeceğim ve iyileşme döngümü tamamlayacağım ama durum farklı. Evet yine çok sevdim birini, ve yine hayal kırıklığına uğradım. Bu sefer olacağına çok inanmıştım çünkü herşey kendiliğinden gerçekleşti bir süre. Ben sadece içimdekileri söyledim ve karşılığında bana el uzatan biri oldu. Ama elini uzatırken daha sonra çekeceğini de bana hissettiren bir hali vardı. Değişeceğine inandım, kendime güvendim, ama olay benden bağımsız ilerledi işte. Acı çeken, yaralı, hissizleşmiş bir...
En son yayınlar

Zor...

Olmuyo, ne yaparsam yapayım olmuyo. Ne seni unutabiliyorum, ne yerine birini koyabiliyorum. Sanki zaten olmaması gerekiyomuş gibi herşey ters gidiyo zaten. Hayatımda ilk defa içip içip ağlıyorum, gözümü kapatsam sen, kulaklarımda senin sesin, gözlerimden akan yaşlarla bile atamıyorum acımı. Doğum gününde yanında olamadım bile, gel desen herşeyi bırakır gelirdim, hala gelirim. Sen kal desen kalırdım, son dkya kadar bırakamadım ki zaten seni, otobüste ağlamaya başladım, o boşluk çok fazla geldi. Bazı insanlar yanında olsa bile varlıklarını hissetmezsin halbuki, senin ruhun o 3 günde varlığını hissettirmiş bana. Bu öyle bi his ki kendim bile açıklayamıyorum. Kimseyi inandıramıyorum. Ama bu hissi bulmuşken tadını çıkarıyorum, acısıyla, tatlısıyla. Bomboşken bana bu hisleri yeniden yaşattın, teşekkür ederim. Bunun için kıymetini biliyorum, ömrümün sonuna kadar böyle hissetmek istiyorum. Keşke sen de beni sevsen, hiçbişi istemiyorum, sadece sevsen sarsan korusan... Yalnız olmak bazen huzurlu...

Yine sevmek istemiyorum diye ağladım bir gün, ama sonraki gün kabullendim ki...

Ben bir adamı çok seviyorum. Yaralarıyla,acılarıyla, onu mahveden kadına kalan sevgisiyle bile seviyorum. Tam da bunun için seviyorum zaten. En ufak anlaşmazlıkta arkasından sallayan insafsız adamlardan değil. Benim gibi, ağzına sıçılsa bile insanlığa olan inancı,saygısı kalmış,güveni sabrı kalmasa bile. Onun beni istemeyeceğini bile bile sevdim, bundan sonra da sevmesi imkansıza yakın olduğu halde sevmeye devam ediyorum. Zoru sevmek mi benimkisi, ne zaman bu kadar yoğun bişi hissetsem karşımdaki bir o kadar uzak oldu hep. Ona kaç defa sarılıp her şey geçti ,ben burdayım artık, kimse sana zarar veremez, kal de kalayım,beni böyle sevsen ben bi dk gözümün önünden ayırmazdım seni dememek için zor tuttum kendimi, ah bi bilse. Cesaret edemedim. O kadar yakın ama o kadar uzaktı ki. Acılarında boğulurken sesi zor çıkıyordu sanki. Böyle sevip böyle ihanete uğramak ruhuna işlemiş,izleri de bi süre daha silinmeyecek belli. Denedim,yalan yok. Başkası beni sevse, öpse, dokunsa değişir mi dedim. ...

Acılardan ders çıkarmak..

Uzun zamandır yazmıyorum bir şeyler. Sadece üzüntülü anlarında yazan yazarlar gibi ancak bu zamanlarda ilham geliyor maalesef. Hayat işte yine beklemediğim bi anda tokadını vurdu. Hayatın girdiği, bizi sınadığı biçimler her seferinde nasıl da değişiyor. Bazen ailevi bir mesele, çoğu zaman sevip güvendiğimiz insanların acımasızca üzmesiyle ne olduğunu anlamadan derin bir depresyonun içinde buluyoruz kendimizi. Evet yine güvendim, yine sevdim, yine olsa yine yapıcam bunu da biliyorum çünkü insanlıktan umudumu kesmedim. Hayatımın en huzurlu beş ayını geçirdiğimi zannederken şizofren gibi bir yalanı yaşamışım, en azından son bi kaç ayda durum böyleymiş. Bana tanıtılan karakteri çok sevmişim, rolünü oynayışını beğenmişim ki bu kadar bağlanmışım. Teşekkür etmem gerek belki de ne kadar sevgiye aç olduğumu bi kere daha anlamış oldum. Bu açlığı yalandan ilgi gösteren biri bile doldurabiliyosa yazık bana. Sevmeye başladığım anda sevmek istemiyorum diye bütün gün ağladığımı hatırladım şimdi. İnsa...

Mutluluk üzerine bir deneme..

Nasıl mutlu olur insan? Bunun bir formülü var mı, yoksa tamamen rastlantısal mı bilmiyorum. Mutlu olduğum anları, insanları, duygularımı düşünüyorum. Şu ve şu etkenler varken mutluydum diyemiyorum çünkü aynı koşullarda mutsuz olduğum zamanlar da oldu. Gerçek şu ki insan kendinden, hayatından, kararlarının sonuçlarından, insanların hayatındaki yerinden memnun değilse mutlu olması imkansızlaşıyor. Anlık kısa mutluluklarla yetinirken kendiyle kaldığında hiç batmadığı kadar dibe batıyor. Küçükken lakabım şıpsevdiydi. Verecek o kadar çok sevgim ve istemeyen o kadar çok insan vardı ki sanki promosyon dağıtır gibi seni seviyorum ister misin? Diye sevmeye çalıştım insanları. Ama hep denedim hep yeniden sevmeyi başardım. Öyle aşık falan olmadım ama yaşamak, umut etmek için boş bırakmadım kalbimi. Şu yaşıma kadar hep en azından hoşlandığım ve hedefimde olan biri oldu ki bu derin boşluğa, depresyona sürüklenmiyim. Kimini beklediğimden çok sevdim, kiminden beklediğimden çabuk vazgeçtim ama hep sev...

Hayaller, hayatlar, yeni umutlar...

İnsanlar uykuya dalabilmek için koyun sayarlar, doğa sesi dinlerler, süt içerler. Ben küçüklüğümden beri hayal kurarak uyurum. İnsan ne kadar gençse, düşünceleri de o kadar saf oluyor. O yüzdendir son 3 4 yıl öncesine kadar uyumakta hiç sıkıntı çekmedim. Ne zamanki dünyanın ve insanların hiç de  hayallerimdeki gibi olmadığını fark ettim, o zaman bu boşluk buldu beni. Geceleri uyutmayan, sabahları uyandırmayan, zaten çekingenken beni daha çok içime kapatan o boşluk. Bunu insanları sevmeye, güvenmeye, hayal etmeye çabalayarak aştım belirli aralıklarla. Geçen seneye kadar hayallerim o kadar çok kuruldu ve yıkıldı ki, artık sıksan da gevşeyen bir vida gibi kurulsa da emanet durdu bünyemde. İlk defa bir hayalimin gerçekleşme ihtimali olduğuna inandım bu seneye başlarken. Güzel bir ilişkim, beni seven, sevdiğim bir adam vardı. Benimle evlenmek istediğine nerdeyse emindim, baba olma kumaşı da vardı. Ama hayat işte. Önce içimden söküp aldı zorla emek emek kurduğum o sevgiyi. Yavaş yavaş bi...