Uzun zamandır yazmıyorum bir şeyler. Sadece üzüntülü anlarında yazan yazarlar gibi ancak bu zamanlarda ilham geliyor maalesef. Hayat işte yine beklemediğim bi anda tokadını vurdu. Hayatın girdiği, bizi sınadığı biçimler her seferinde nasıl da değişiyor. Bazen ailevi bir mesele, çoğu zaman sevip güvendiğimiz insanların acımasızca üzmesiyle ne olduğunu anlamadan derin bir depresyonun içinde buluyoruz kendimizi. Evet yine güvendim, yine sevdim, yine olsa yine yapıcam bunu da biliyorum çünkü insanlıktan umudumu kesmedim. Hayatımın en huzurlu beş ayını geçirdiğimi zannederken şizofren gibi bir yalanı yaşamışım, en azından son bi kaç ayda durum böyleymiş. Bana tanıtılan karakteri çok sevmişim, rolünü oynayışını beğenmişim ki bu kadar bağlanmışım. Teşekkür etmem gerek belki de ne kadar sevgiye aç olduğumu bi kere daha anlamış oldum. Bu açlığı yalandan ilgi gösteren biri bile doldurabiliyosa yazık bana. Sevmeye başladığım anda sevmek istemiyorum diye bütün gün ağladığımı hatırladım şimdi. İnsan kendine yalvarır mı. Keşke daha fazla yalvarsaymışım. Kendimin en büyük düşmanı benim çünkü. Sessizliğimin, zaman zaman bunalıma girmemin sebebi benim ve bunu her insan kaldıramıyor. Her insan beni sevemiyor bunu anlıyorum. Anlamadığımsa buna neden devam edildiği. Ne var ama biliyor musunuz? Artık anlamaya uğraşmicam. Kafamı değmeyecek işlerle yeteri kadar yordum. Herkes hayatına devam ediyorsa benim de etmem lazım. Bu da geçti gitti. Ben yine severim, yine üzülürüm, sonra yine severim. Çünkü sevmek kanımda var, kansızlar gibi üzmek yok içimde. O yüzden vicdanım rahat uyicam yine ve yine.
Yorumlar
Yorum Gönder