İnsanlar uykuya dalabilmek için koyun sayarlar, doğa sesi dinlerler, süt içerler. Ben küçüklüğümden beri hayal kurarak uyurum. İnsan ne kadar gençse, düşünceleri de o kadar saf oluyor. O yüzdendir son 3 4 yıl öncesine kadar uyumakta hiç sıkıntı çekmedim. Ne zamanki dünyanın ve insanların hiç de hayallerimdeki gibi olmadığını fark ettim, o zaman bu boşluk buldu beni. Geceleri uyutmayan, sabahları uyandırmayan, zaten çekingenken beni daha çok içime kapatan o boşluk. Bunu insanları sevmeye, güvenmeye, hayal etmeye çabalayarak aştım belirli aralıklarla. Geçen seneye kadar hayallerim o kadar çok kuruldu ve yıkıldı ki, artık sıksan da gevşeyen bir vida gibi kurulsa da emanet durdu bünyemde. İlk defa bir hayalimin gerçekleşme ihtimali olduğuna inandım bu seneye başlarken. Güzel bir ilişkim, beni seven, sevdiğim bir adam vardı. Benimle evlenmek istediğine nerdeyse emindim, baba olma kumaşı da vardı. Ama hayat işte. Önce içimden söküp aldı zorla emek emek kurduğum o sevgiyi. Yavaş yavaş bitirdi önce. Sonra adam da gitti. Bir başına, azıcık sevgi kırıntılarıyla kalakaldım. Bu yıl da bitmek üzere ve ben bomboşum. İlk defa bu yıl bu kadar sevildim, ilk defa bu yıl bu kadar sevdim birini. İkisi aynı kişi olsa belki hayatım daha kolay olabilirdi. Ama hayat kolayı size veriyorsa elinizden daha çabuk alıyor onu gördüm. Bu yıldan umudum var mı derseniz, her zaman var, olmak zorunda. Hayallerim var, sadece şu an kuracak cesaretim ve takatim yok. Bu yüzden uyuyamıyorum, uyanamıyorum. Bu günler de geçecek biliyorum. Hep geçti. Yine mutlu olacağım, hem de daha fazla, biliyorum, inanıyorum. Herkese mutlu yıllar!
Yorumlar
Yorum Gönder